kayıplar, ölüm,yas

YAS KONUSUNDA BİLMEMİZ GEREKENLER

 

            1-Hangi acılar, kayıplar ‘yas’ kapsamındadır?

 

Sevilen ve değerli kabul edilen bir kişinin, durumun veya nesnenin kaybı yas kapsamına girer. Bu yönüyle nesnel olmaktan çok öznel bir durumu ifade eder. Bu ister, eş, çocuk, anne, baba gibi yakın bir akraba, ister bir dost, arkadaş veya kişinin tanıdığı ve değerli bulduğu bir sanatçı, politikacı hatta isterse bir durum veya eşya olsun, kişi tarafından yaşanan kayıp duygusunun şiddetine göre yas oluşabilir. Örneğin sevilenin-sevgilinin kaybı kadar sevginin kaybı da yasa neden olabilir. Ancak günlük dilde bu kavramı kullanırken sevilen bir kimsenin ölümünden sonra yaşanan acı duygusunu kastederiz.

 

2- Ertelenmiş yas nedir? Kişi, yasını bilinçli mi erteler?

Kişi bazen kendisi için değerli olan nesneyi kaybettikten sonra onun için yaşaması gereken acıyı çeşitli nedenlerle yaşayamaz ve yaşamasını engelleyen neden ortadan kalktıktan sonra yas ortaya çıkar.

Kişi bilinçli olarak yasını ertelemez, kaybedilen nesnenin değerine bağlı olarak örneğin beklenmedik bir şekilde bir annenin çocuğunu kaybetmesi gibi ağır yas durumlarında kişi benlik bütünlüğünü korumak için bilinçdışı bir refleksle sanki böyle bir olay olmamış gibi davranabilir.

Travmatik, yoğun acı veren yaşantılar karşısında kişinin, ruhsal bütünlüğünü korumak için farkında olmadan başvurduğu ruhsal savunma mekanizmalarından biri de inkâr etmedir. Yine yası olan kişiye dışarıdan müdahaleyle örneğin ilaç verilerek yasının bir süre engellenmesi de yasın yaşanmamasına değil ertelenmesine neden olacaktır. Bu nedenle bize yas durumunda başvuran birine eğer yasa neden olan olaydan önce tedaviyi gerektirir bir durumu yoksa müdahale etmiyor, ilaçla sakinleştirmeye çalışmıyoruz. Yaşaması gereken acıyı yaşayarak tüketmesinin en sağlıklı yol olduğunu kendisine veya yakınlarına açıklıyoruz.

Benzer şekilde bunun tersi de geçerlidir: Kaybın önceden kestirilebildiği durumlarda erkenden yas tepkisi yaşanabilir ve bunu kayıp gerçekleştikten sonra yaşanan asıl yas tepkisinin daha hafif atlatılmasına neden olabilir, yasın şiddetini ve süresini azaltabilir.

 

 

3-Yasını yaşamamış kişi nasıl anlaşılır? Yas yaşamayan kişi ileride ne gibi sorunlarla karşılaşır?

Yasını yaşayarak tüketmemiş kişi ilerde ertelenmiş bir yası yeniden yaşamaya adaydır. Bazen kayıptan sonra yaşanarak tüketilmemiş olan acı aylara ve yıllara yayılan bir süreç içinde kişinin hayatını olumsuz etkileyebilir.

 

4-Yıllar önce yaşanması gereken yas, nasıl bir teknikle yeniden yaşatılıyor?

Bu konuda farklı psikoterapötik yaklaşımlar olmakla birlikte hepsindeki ortak teknik şudur: kişinin yası doğal haliyle yaşantılamasını engelleyen faktörler devre dışı bırakılarak kişinin kaybı ve acısıyla çıplak haliyle karşılaşması, yüzleşmesi ve hesaplaşması sağlanır.

 

5- Sağlıklı yas nedir, nasıl yaşanmalıdır?

Bizim kültürümüzde baskılamak, müdahale etmek eğilimi yaygındır. Epilepsisi olan ve kasılan birine bile hemen müdahale edilerek elleri kolları tutularak, sıkılmış yumrukları açılmaya çalışılır. Farklılığa tahammülü az olan bir toplumuz. Aynı durum birinin kaybından sonra gerçekleşen yas tepkisinde de karşımıza çıkar. Kişinin ağlaması, bağırması, tepkisini, öfkesini dışavurması engellenmeye çalışılır.

Sağlıklı bir yas sürecinin yaşanması için yas yaşayan kişinin yaşadığı duyguları ve tepkileri dışavurması, ağlaması, konuşması engellenmemeli aksine teşvik edilmelidir. İki aylık akut yas tepkisinden sonra 6 ay kadar azalarak bir yıl içinde genellikle yatışır.

 

6-Çocuklar nasıl yas tutar?

Çocuklarda en fazla anne-baba ya da sürekli beraber olunan ve duygusal bağ kurulmuş olan yakın kayıplarda yas ortaya çıkar.

Çocuklar fazla küçükse genellikle ölümü geridönüşlü, geçici bir durum olarak algılayabilir. Ölümü kavrayabilen çocuklarda ilk tepki bu kaybı kabullenmemek, şiddetle özleyerek ve arayarak ortaya çıkan protesto dönemidir.

Protesto döneminden sonra ümitsizlik dönemi gelir. Çocukta öfke yatışır, durgunluk ve ümitsizlik, kendi içine kapanma görülür.

Üçüncü aşamada çocuk ölen yakınıyla kurduğu duygusal bağlılıktan vazgeçer. Bir tür kaybı kabullenme dönemidir bu.

Dördüncü aşamada ise kaybedilen yakına yönelik eksiklik duygusunu ve gereksinimini başka birine aktarır. Babanın yerine dayı veya amca gibi…

 

7-Yasta olan kişiye çevresindekiler nasıl davranmalı?

Bu sorunun yanıtı yukardaki açıklamalardan anlaşılıyor aslında.

 

8-Yas insana neler kazandırır, neler kaybettirir? 

Acı bir deneyim her şeyden önce. Kişinin yaşamaktan aldığı tadı acılaştıran bir deneyim ama insanı olgunlaştıran bir yönü de var.  İnsanların ölümle çok yakından yüzleşmeleri, onların hırs ve bencilliklerini dizginlemeleri, hayata daha bilgece katılmaları, zamanın ve yaşamanın değerini daha doğru kavramalarıyla sonuçlanabilir

 

 

 

 

 

 

*Yas konusunda bilinmesi gerekenler:

 

1-  yastaki kişinin duygularını dile getirmesini teşvik edin, kaybedilen kişi hakkında konuşmasına izin verin. Bu konuşmalar sırasında olumlu hatıraların dile getirilmesi yararlıdır.

 

2- yasta bulunan kişinin ağlamasını, kızmasını, öfkelenmesini engellenmeye kalkışmayın.

 

3- yası tutulan kişi hakkında konuşun, başkalarının da konuşmasına izin verin.

 

4- kişiyi sakinleştirmek için hemen ilaca sarılmayın, sözel iletişim daha yararlı olabilir, gerekirse geçici süre ve düşük doz ilaçlar kullanılabilir.

 

5-   az sayıda uzun ziyaretler yerine sık ve kısa ziyaretler yapın

 

6- intihar etmiş birinin yasını tutanlarla konuşurken suçluluk duyguları yaşayabileceklerini akılda tutarak, ayrıntıları öğrenmek ve konuşmak konusunda ısrarcı olunmamalıdır.

 

 

7- Yas süresi topluma ve kültüre bağlı olarak değişmekle birlikte iki aylık bir süre çoğunlukla makul kabul edilen süredir ve 6 ay içinde azalır ve bir yıl içinde çoğunlukla yatışır.

 

8- Yas yaşayan kişilerde bazen suçluluk ve günah duyguları yoğun olarak görülür. Bunlar genellikle geride kalanların ölüm sırasında yaptıkları veya yapmadıkları şeyler ile ilgilidir. Ölüm düşünceleri de görülebilir ve bunlar çoğunlukla ölenle beraber ölünseydi daha iyi olmuş olacaktı şeklinde düşüncede kalan ölüm fikirleridir.

 

 

 

 

 

9-Yasa neden olan kayıptan sonra depresyon belirtilerinin görülmesi ve akut yas tepkisinin iki aydan daha uzun sürmesi, kişinin bu süre geçtikten sonra da işine ve günlük hayatına dönememesi durumunda profesyonel bir yardım gerekebilir.

 

 

10- – Normal bir yasta kişi yaşadığı duyguyu normal kabul etmekle birlikte uykusuzluk veya iştahsızlık için psikiyatriste başvurabilir. Genellikle de başvurular bu şekilde olmaktadır. Bu gibi durumlarda eğer bir depresyon gelişmiş değilse antidepresan kullanmıyoruz,  ancak uykusuzluk gibi sorunlar için rahatlatıcı destek sunuyoruz.

 

 

 

Psikiyatr Dr. Gıyasettin Ekici

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı