ergenler ve sorunları

ERGENLER VE SORUNLARI

 

 

Neden ergenler ve liseli gençler genelde rock, hippop gibi sert ritimli müzikler dinliyorlar?

 

Genel olarak protest karakterli müzikten hoşlanıyorlar                                                                                                                                                                                                                                                                                                        ancak bunun bilinçli bir tercihten ziyade bir özentiyi ve o yaş grubu için dönemsel bir eğilimi yansıttığını düşünmek daha doğru olur.

 

Kitap okumak istememelerinin veya okumamalarının nedeni ne olabilir?

Ne yazık ki bu durum içinde yaşadığımız iletişim çağının bir handikabı. İletişim teknolojisindeki gelişmeler bir yandan örneğin internet ve tv. aracılığıyla bilgi paylaşımı konusunda geniş imkânlar sunarken bir yandan da insanların ve özellikle gençlerin temel alanlardaki bilgilenme motivasyonlarını, bilginin abur-cuburu denebilecek yüzeysel birtakım malumatlarla yer değiştirterek  yok ediyor. Onları spor, magazin, müzik, sinema gibi bilgi üretiminden çok eğlenme ve “hoşça zaman geçirme” amaçlarına yönelik alanlara yönlendiriyor.

Kitap okuma oranının çok düşük olması kaygı verici. Çünkü geleceği bu gençler, onları da donanımları, okumaları ve bilgilenmeleri ortaya koyacak yada belirleyecektir.

Görsel medya yazılı medyanın alanını sürekli işgal ediyor. İnsanlar gittikçe daha gelişmiş ve üst bir kategori olan soyut algı ve düşüncenin yerine daha ilkel ve basit olan somut algı ve düşünceyi kuruyor ve tüketiyorlar. Bu tehlikeli süreç en çok gençlerde ve çocuklarda etkili oluyor.

Şiirlerin yerini klipler, şarkılar, kitapların yerini filmler, gazetelerin yerini magazin programları doldurmaya başlıyor. Çocuklar boşluklarını sınırsız hayalleriyle doldurdukları masallar yerine çizgi filmlerle büyüyorlar.

 

Eve gelen gazetelere bazıları göz atıyor ama gazete okumayanların sayısı azımsanmayacak kadar çok. Okuyanlar da genelde spor gazetelerini tercih ediyor. Liseliler dünya meselelerinden kendini soyutluyor mu?

Öyle görünüyor. Bizim birbirini kırıp geçiren, fazla politize olmuş, ”dünyayı kurtarmaya” soyunan kuşağımızın yerini alan bu kuşak da tersine fazla depolitize olmuş durumda. İkisi de sağlıksız. Ne kendi ülkesindeki olayları, ne de dünya olaylarıyla ilgileniyorlar. İlgileri belli alanlarla sınırlı; Microsoft, Mc Donalds, Eminem vs.

Aileleriyle sorunları da genelde aynı, ders çalışmama… Ama kızların sorunlarına bir de erkek arkadaş sorunu ekleniyor. Aileler erkek çocuklarına kız arkadaş konusunda daha toleranslı davranırken erkek arkadaşı yasaklıyor. Aile kızına bunun nedenini de şöyle açıklıyor: “Sana değil çevreye güvenmiyorum”. Ailelerin bu konulara böyle yaklaşmasının nedeni nedir? Gençler bu durumda nasıl bir psikolojiye bürünüyor. Aslında çoğu genç ailelerinin ikazlarını da ‘takmıyor’.

Aileler fazla baskıcı davrandıklarında gençler onların bilgisi ve kontrolü dışında daha kuralsız hareket edebiliyorlar ki bu da bir çok sorunun ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Bunun yerine onlara bazı özgürlükler tanımak onların hareketlerini kontrol etmeyi ve destekleyici olabilmeyi mümkün kılabilir. Yasaklayıcı, katı otoriter tavırlı anne babaların çocukları ya bütünüyle bastırılmış ve baskılanmış ya da bütünüyle kuralsız ve tehlikeye açık olurken, deneyimlerini paylaşan, arkadaşça ve empatik yaklaşan anne babalara çocuklar-gençler daha çok danışmaktadır.

Ders çalışma konusunda da çocukların da fikrini ve onayını alarak yapılan plan ve programlara uyum daha fazla olmaktadır.

 

Bir de şöyle bir sonuç çıkıyor. Çoğu çabuk sıkılıyor ve maymun iştahlı? Gençlik niye böyle yetişiyor?

Anlık, somut ve hazza yönelik yaşıyorlar. Modern yaşama biçiminin hız ve imkanları bunda etkili. Ailelerin çocuklarını maddi imkanlarla donatması ama sevgi, ilgi vb. soyut gereksinimleri konusunda çok da bilinçli ve özenli olmamalarının da payı var vs.

 

Arkadaşlarıyla birlikte olmak, konuşmak, paylaşmak, oynamak yerine bilgisayar oyunlarını tercih ediyorlar. Kalabalığın içinde yalnızlık mı söz konusu?

 

Anne babaların akşam birbirleriyle konuşmak yerine birlikte ve fakat ayrı ayrı tv. seyretmeleri gibi. Bu gerek aile içinde gerekse akranlar ve arkadaşlar arasında “nitelikli beraberliği” zedeleyen hatta ortadan kaldıran ve onları bir arada yaşayan yabancılar haline getiren, yabancılaştıran bir durum. Bazı günler televizyonu, bilgisayarı, tableti kapatıp, telefonları kenara koyup ‘ev halkıyla tanışmak’ gerekiyor. Bir konuyu konuşmak, fikir alış verişinde bulunmak, birlikte kitap okuma akşamları düzenlemek vs.

 

Aslında çoğu magazin programlarını izliyor ama kanallar arasında gezerken göz attığını söylüyor. Bazıları bu programların gereksiz olduğunu söyleyip kendilerini izlemekten alamadıklarını belirtiyor. Bu programlar onları nasıl ekliyor? Veya niye seyrettikleri halde bunu söylemekten çekiniyorlar. Üniversiteyi bitirip iyi bir meslek sahibi olmak yerine kolay yoldan üne ve paraya kavuşmaya özeniyorlar, popstar olmak istiyorlar örneğin…

Burada aile, okul ve özellikle medyanın sorumlulukları üzerinde yeniden durmak gerekir. Popstarların, futbolcuların, mankenlerin her akşam yapay gündemlerle durmadan arzı endam ettikleri ekranların karşısında oturan ve henüz kişiliği gelişmekte ve yapılanmakta olan gençlerin bundan etkilenmeleri doğaldır.

Diğer taraftan bir doktorun ya da bir bilim adamının 5 yıllık kazancını sesi pek de güzel olmayan bir şarkıcı bir gecede kazanabiliyorsa bunun çocuklar ve gençlerin gelecek planları ve idealleri üzerinde olumsuz etkisi olacaktır. Olmak istedikleri kişi bilim adamı değil futbolcu ya da şarkıcı olacaktır. Doğal olarak da onunla daha fazla ilgileneceklerdir.

Ailelerin de çocuklarının idealleri ve gelecek tasarımları üzerinde etkileri çok önemli. Onları daha çok kazanmaya ya da daha ünlü olmaya değil, daha iyi ve yararlı işler yapmaya ve buna uygun meslekler seçmeye özendirmeleri gerekir.