METROSEKSÜEL ERKEKLER

METROSEKSÜEL ERKEKLER

 

 

Son zamanlarda artık erkekler de bakımlı olmaya özen gösteriyor, kozmetik ürünler kullanıyor, estetik operasyonlar yaptırıyorlar, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beğenilme isteği insanın en temel duygularından biridir. Çocukluğumuzdan hatta bebekliğimizden itibaren hissederek büyüdüğümüz ve içimizde büyüttüğümüz bir duygu. Hem kadınlarda hem erkeklerde olan, doğal bir hissediştir bu. İki cins de hem karşı cins tarafından beğenilmek hem de karşısındaki eşinin beğeni uyandıracak tarzda bakımlı olmasını ister. Geçmişte ataerkil bir sosyal yapılanma içinde erkekler belki özenli bir bakım ihtiyacı hissetmediler. Ama günümüzün “eşitlikçi” ve “rekabetçi” ortamı erkekleri de bakımlı olmaya zorlamaktadır.

            Bakımlı olmanın sınırı nedir?

Tabi ki erkeğin ruj sürmesi değil. Ama temiz giyimli, güzel kokan, dişinde maydanoz yaprağı ya da nikotin lekesi olmayan, vücudundaki kıllara arada bir “bahçe düzenlemesi” yaptıran biri olmak gerekir en azından.

Erkeklerin de saç ekimi, liposuction yaptırmaları ya da estetik operasyonlar geçirmelerine ne diyorsunuz?

Cerrahi müdahaleler söz konusu olunca burada ince bir ayırım çizgisi vardır. İnce ama çok önemli:

Öncelikle böyle bir cerrahi operasyonun yapılmasının tıbbi olarak gerekli olup olmadığının bir plastik cerrahi uzmanı ve bir psikiyatr tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin kilolu bir erkeğin yağ aldırması dış görünümüne ilişkin sorunu kısmen ya da tamamen çözebilir ancak sağlık boyutundaki risk devam eder. Karnınızdaki yağı aldırabilirsiniz ama damar çeperinizdeki yağı cerrahi müdahale ile aldıramazsınız. Bu tozu halı altına süpürmek olur. Eğer egzersiz ve diyetle sorunu çözmek mümkünse bu hem dış görünümü düzeltecek hem de sağlık boyutundaki riski ortadan kaldıracaktır.

Birey hissettiği duygusal boşluğu yiyerek doldurmaya çalışabilir, sıkıldıkça daha çok yiyebilir. Onun yerine asıl eksikliği hissedilen nesneyi bulup yerine koyduğunuzda sorun kendiliğinden çözülebilir. Kişi bu durumda bedensel olarak kendisini daha iyi hissettiği gibi ruhsal-psikolojik olarak da iyi hissedecektir.

Bazı durumlarda kişinin hareketsiz, enerjisiz olmasının altında depresyon benzeri bir psikiyatrik problem yatıyor olabilir. Benzer şekilde yoğun stres saç dökülmesine veya bazı cilt problemlerine neden olabilir. Böyle bir durumda altta yatan asıl problemin çözümü görünen sorunu da çözecektir.

Hem psikiyatrın hem de plastik cerrahın uygun gördükleri durumlarda elbette ki gerekli işlem uygulanabilir. Ancak bazen psikiyatrik bir destek alarak pasif-sedanter bir yaşam biçimini değiştirip aktif-dinamik, dışadönük ve üretken bir yaşam tarzına geçebilmeyi başarmak mümkün olabilir ve sorunun sadece bir boyutunu değil ilişkili tüm boyutlarını çözebilir.

Bu tür durumlarda psikiyatrik-psikolojik açıdan sakıncalı bulduğunuz talepler ya da uygulamalar oluyor mu? Oluyorsa neler?

Evet. Bazen kişi herhangi bir organını ya da vücudunun bir paçasını beğenmeyebilir ve operasyon düşünebilir. Kişinin bu değerlendirmesi sağlıklı olabildiği gibi patolojik de olabilir.  “Dismorfofobi” veya yeni adıyla “vücut dismorfik bozukluğu” dediğimiz bir psikiyatrik tanı vardır örneğin. Kişi aslında o uzvu ya da organı normal hatta bazen ortalamanın üstünde güzel olduğu halde onu çok çirkin algılayabilir. Ya da çok küçük bir kusurdan orantısız bir şekilde büyük rahatsızlık duyabilir.

Psikiyatrik danışmanlığını yaptığım, iyi bir mevkii olan, uzun boylu, yakışıklı, eğitimli bir bey çenesinin çok biçimsiz olduğunu düşünüyor, topluluk içine çıkmaktan bu nedenle kaçınıyor ve bu da sosyal-mesleki performansını olumsuz etkiliyordu.

Bir başka danışanım, bir öğrenci, burnu normal büyüklükte ve yüzüne uyumlu olduğu halde burnunun profilden çok kötü göründüğünü düşünüyordu. Sınıfta duvar kenarına oturuyor, yanındaki sıra arkadaşını siper gibi kullanmaya çalışıyor, arkadaşının kalemi düşünce ikisi birden eğiliyorlardı. Tabi ki bu durumda okul performansının iyi olması beklenemezdi. Normal ve yüzüne uyumlu burnunu beğenmeyen kişinin yeni, küçültülmüş ama belki yüzüne daha uyumsuz burnunu beğeneceğini bekleyemeyiz.

Bu gibi durumlarda her operasyondan sonra daha da bozulduğu düşünülerek yeni bir operasyon arayışı şeklinde çözümsüz bir kısır döngü intihara kadar götürebilir kişiyi.

Oysa her iki durumda da etkin bir psikiyatrik yardım kişilerin, yaşam kalitesinde ve profesyonel işlevselliğinde kayıp yaşamadan sorunlarını çözmelerini ya da aşmalarını sağlayabildi.

 

 

                                                                                                Dr.Gıyasettin Ekici

                                                                                                        Psikiyatr