|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
Psikiyatride ilaç tedavileri
Halk arasında bütün sinir ilaçlarının bağımlılık yaptığı ve
uyuşturucu ilaçlar olduğu yolunda yaygın bir inanış vardır. Temelde
bu inanış psikiyatrik hastalıkların doğan seyrini bilmemekten ve
ilaçların etkilerini yanlış yorumlamaktan kaynaklanır. Özellikle
antidepresan ilaçların yani depresyon tedavisinde kullanılan
ilaçların kesilmesi ile hastalık belirtilerinin tekrar nüks etmesi
hasta ve yakınları tarafından ilaca bağımlılık olarak
yorumlanmaktadır. Oysa hastanın iyileştikten sonra da belli bir süre
ilacını kullanmak zorunda olması bilimsel anlamda bu bağımlılığı
ifade etmemektedir. Bunu sıkça kullandığım bir örnekle ifade etmeye
çalışayım.
Siz derin bir uçuruma düşseniz ve bu uçurumun dibinde iken bir kişi size ip uzatsa ve siz de bu ipe tutunarak tırmanmaya başlasanız, ama tam yukarıya ulaşmadan hafif bir düzlük görünce tamam bitti deyip ipi bıraksanız tekrar düştüğünüzde neden düştüm diyebilir misiniz ? İşte psikiyatrik hastalıklarda da sık yapılan bir yanlış var ki oda şikayetlerdeki düzelmeler başlar başlamaz ilacın kesilmesidir. Oysa her şey düzeldikten sonra bile bir süre ilaç kullanmak zorundayız. Bu süre depresyonda tam düzelmeden sonra hiçbir belirti yokken bile 6 aydır. Diğer yandan psikiyatrik ilaçların (diazem , akineton ve benzeri birkaç ilaç dışında) bağımlılık oluşturma ihtimali pek yoktur. Bu ilaçlarda yeşil reçete ile satılmakta ve doktor kontrolü altında kullanıldıklarında gayet faydalı ilaçlardır. Ancak bazen kötüye kullanılabilmektedirler ki bunun da önlenmesi çok fazla mümkün olamamaktadır. Kısaca psikiyatrik hastalıklarda hekimin önerdiği uygun doz ve uygun sürede kullanılan ilaçların bağımlılık yapma ihtimali yoka yakın derecede azdır. Eğer ilaç kesildikten sonra bir takım sıkıntılar nüksediyorsa o zaman kullanılan ilacın bağımlılık etkisinden değil, yaşanılan hastalığın hala mevcut olduğundan şüphe etmek gerekir.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||